Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2016/337 K. sayılı kararındaki muhalefet şerhinde, resmi belgenin 'aldatıcılık (iğfal) kabiliyeti' olmasa bile tahrif edilmesinin neden TCK m. 205 kapsamında suç oluşturacağı savunulmaktadır?
Muhalefet şerhinde, TCK m. 204'teki resmi belgede sahtecilik suçunun aksine, TCK m. 205'teki resmi belgeyi bozma suçunun oluşumu için 'aldatma kabiliyeti' unsurunun aranmadığı vurgulanmaktadır. Şerhe göre, bir nüfus cüzdanının fotoğrafı sökülüp yerine başkasınınki yapıştırıldığında, belge aldatıcı olmasa bile, belgenin özgün hali 'bozulmuş' olmaktadır. Bu eylem, belgenin kanıtlama yeteneğine, gerçekliğine ve doğruluğuna duyulan 'ortak toplum inancını' ve 'kamu güvenini' sarsmaktadır. Bu suç, belgenin delil olma özelliğini korumayı amaçlar ve aldatıcılık unsuru gerçekleşmese dahi belgenin bütünlüğüne yapılan müdahale ile suç oluşur. 'Yenisinin çıkarılabileceği' argümanının ise suçu işlenemez hale getireceği ve kanun koyucunun amacına aykırı olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla, sahtecilik aldatıcı olmasa bile, eylem belgeyi bozma suçunu oluşturur.