İdarenin 'açık hata' nedeniyle bir yatay geçiş işlemini geri alması, öğrencinin bu hatanın oluşumunda 'gerçek dışı beyanı'nın veya 'hilesi'nin bulunması durumunda nasıl bir farklılık arz eder?
İki durum da idareye işlemi süresiz geri alma yetkisi verse de, aralarında kusur ve sonuçlar açısından önemli bir fark vardır. 1) Sadece 'Açık Hata' Durumu: Bu durumda hata, tamamen idarenin kendi inceleme eksikliğinden veya yanlış uygulamasından kaynaklanır. Öğrencinin bir kusuru veya aldatması yoktur. İdare işlemi geri alsa bile, öğrencinin bu süreçte uğradığı zararları (harçlar, masraflar) idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazmin etme yükümlülüğü doğabilir. Danıştay, bu durumda idarenin işlemi geri alma yetkisini bile 'makul süre' ile sınırlayabilmektedir. 2) Öğrencinin Hilesi veya Gerçek Dışı Beyanı Durumu: Bu durumda, hukuka aykırılığın temel sebebi öğrencinin kendisidir (örneğin sahte belge sunmak). İdare aldatılmıştır. Bu durumda idare, işlemi süre sınırı olmaksızın geri alma hakkına sahiptir. Ayrıca, öğrencinin bu hileli eylemi nedeniyle idare bir zarara uğramışsa (örneğin haksız yere burs ödemişse), idare bu zararı öğrenciden geri isteyebilir. Dahası, öğrencinin eylemi TCK kapsamında sahtecilik veya dolandırıcılık gibi suçlar oluşturuyorsa, hakkında cezai işlem de başlatılabilir. Kısacası, ilk durumda idare kusurlu iken, ikinci durumda öğrenci kusurludur ve sonuçları çok daha ağır olabilir.