Bir boşanma davasında, taraflardan birinin davasını ispat için sadece kendi annesi ve kardeşini tanık olarak göstermesi, delil yetersizliği nedeniyle davanın reddine sebep olur mu?
Cevap: Hayır, tek başına bu durum delil yetersizliği nedeniyle davanın reddine sebep olmaz. Metinde de atıf yapılan Yargıtay kararlarında belirtildiği gibi (Y2HD, E.2014/26168), tanıkların davacının yakını veya akrabası olması, onların beyanlarını otomatik olarak geçersiz kılmaz. Boşanma davalarına konu olan olayların mahremiyeti nedeniyle, bu olaylara en yakın tanıklar genellikle aile bireyleridir. Mahkeme, bu tanıkların beyanlarını, sırf akraba oldukları için reddedemez. Ancak, bu tanıkların beyanlarını daha dikkatli bir şekilde değerlendirir. Eğer anne ve kardeşin beyanları, kendi içinde tutarlı, somut olaylara dayalı, samimi ve inandırıcı ise ve karşı taraf bu beyanların aksini ispatlayamazsa, mahkeme sadece bu tanıkların beyanlarına dayanarak davanın kabulüne karar verebilir. Önemli olan, beyanların sayısı değil, içeriğinin niteliği ve hakimde yarattığı kanaattir.