Boşanma davasında tanık olarak dinlenecek kişinin, mahkemeye gelmeden önce taraflardan birinin avukatıyla görüşmesi ve ne söyleyeceği konusunda yönlendirilmesi, tanıklığın geçerliliğini ve güvenilirliğini nasıl etkiler? Bu durumun hukuki ve etik sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76938

Cevap: Bu durum, tanıklığın geçerliliğini ortadan kaldırmaz ancak 'güvenilirliğini' ciddi şekilde zedeler ve hem hukuki hem de etik sorunlar yaratır. - Güvenilirlik Etkisi: Tanık, mahkemeye kendi hür iradesiyle, bildiklerini ve gördüklerini olduğu gibi anlatmakla yükümlüdür. Duruşmadan önce bir avukat tarafından ne söyleyeceği konusunda 'yönlendirilmesi' veya 'çalıştırılması', tanığın beyanının özgün ve samimi olmadığı, ezberlenmiş veya kurgulanmış olduğu şüphesini doğurur. Karşı taraf avukatı, çapraz sorgu sırasında tanığa 'Duruşmadan önce davacı avukatıyla görüştünüz mü?', 'Size ne söylemeniz gerektiği anlatıldı mı?' gibi sorular sorarak bu durumu ortaya çıkarabilir. Bu durumun tespiti, mahkemenin tanığın beyanına itibar etmemesine neden olabilir. - Hukuki ve Etik Sonuçlar: Avukat açısından bu durum, Avukatlık Kanunu'ndaki dürüstlük ve meslek kurallarına aykırılık teşkil eder ve baro tarafından disiplin soruşturması açılmasına neden olabilir. Tanığın, bu yönlendirme sonucu bilerek yalan söylediği ispatlanırsa, 'yalan tanıklık' (TCK m. 272) suçu gündeme gelebilir. Dolayısıyla bu eylem, hem tanıklığın delil değerini düşürür hem de ilgililer için ciddi hukuki ve mesleki sorumluluklar doğurur.