Bir boşanma davasında, karşı tarafın sadakatsizliğini ispatlamak amacıyla, ortak konuta gizlice ses kayıt cihazı yerleştirerek elde edilen ses kayıtları delil olarak kullanılabilir mi? Bu durumun TCK ve HMK açısından sonuçlarını tartışınız.
Cevap: Bu delil, 'hukuka aykırı delil' olduğu için kural olarak mahkemede kullanılamaz ve ciddi hukuki/cezai sonuçlar doğurur. - TCK Açısından: Ortak konut olsa dahi, eşin özel konuşmalarını onun rızası ve bilgisi dışında gizlice kaydetmek, 'Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması' (TCK m. 133) ve 'Özel hayatın gizliliğini ihlal' (TCK m. 134) suçlarını oluşturur. Bu eylemi gerçekleştiren eş hakkında ceza davası açılabilir. - HMK Açısından: HMK m. 189/2, 'Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz' hükmünü amirdir. Suç işleyerek elde edilen bu delilin, mahkeme tarafından kabul edilmemesi ve dosyadan çıkarılması esastır. - Yargıtay'ın Yaklaşımı: Yargıtay, boşanma davalarında bu kuralı çok sınırlı durumlarda esnetmektedir. Eğer delil, 'sistematik ve planlı bir şekilde değil, tesadüfen' ele geçirilmişse ve 'iddianın başka türlü ispatlanma imkanı yoksa', bazen bu tür delillerin kullanılmasına izin verebilmektedir. Ancak, ortak konuta gizlice ses kayıt cihazı yerleştirmek, planlı ve sistematik bir eylem olduğu için bu istisna kapsamına girmez ve Yargıtay tarafından da hukuka aykırı delil olarak kabul edilir.