Nüfuz ticareti suçunda (TCK m. 255), failin kamu görevlisi olması, suçun nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. Peki, failin üzerinde nüfuz kullandığını iddia ettiği kişinin 'kamu görevlisi' olmaması, ancak toplumda önemli bir statüye sahip bir özel sektör yöneticisi olması durumunda bu suç oluşur mu?
Cevap: Hayır, TCK m. 255'te düzenlenen nüfuz ticareti suçu bu durumda oluşmaz. Suçun temel unsuru, nüfuzun bir 'kamu görevlisi' veya kanunda ona eşdeğer sayılan kişiler (TCK m. 252/9'da sayılan yabancı kamu görevlileri vb.) üzerinde kullanıldığının iddia edilmesidir. Suçla korunan hukuki değer, 'kamu idaresinin' güvenilirliği ve tarafsızlığıdır. Özel sektör yöneticileri, kamu görevlisi tanımına girmezler. Dolayısıyla, bir özel şirket yöneticisi üzerinde nüfuz sahibi olduğunu iddia ederek menfaat temin etmek, TCK m. 255 kapsamında bir suç oluşturmaz. Ancak bu eylem, şartları varsa, diğer suç tiplerini (örneğin, hileli davranışlar içeriyorsa dolandırıcılık) oluşturabilir, fakat spesifik olarak nüfuz ticareti suçu olarak nitelendirilemez.