Evlat edinme davasında, evlat edinilecek olan ayırt etme gücüne sahip küçüğün rızasının (TMK m. 308/II) alınması neden önemlidir? Küçüğün rıza göstermemesi davanın sonucunu nasıl etkiler?
Cevap: Ayırt etme gücüne sahip küçüğün rızasının alınması, onun bir 'eşya' değil, hak ve irade sahibi bir 'birey' olarak kabul edilmesinin bir gereğidir. Evlat edinme, çocuğun hayatını, ailesini, soybağını ve geleceğini temelden etkileyen bir işlemdir. Bu denli önemli bir kararda, durumu anlayıp değerlendirebilecek olgunluktaki çocuğun kendi iradesinin ve isteğinin alınması, hem 'çocuğun üstün yararı' ilkesinin hem de 'kendi hayatıyla ilgili kararlara katılım hakkı'nın bir gereğidir. Ayırt etme gücüne sahip küçüğün rıza göstermemesi, evlat edinme davası için mutlak bir engel teşkil eder. Bu rıza, davanın kurucu bir unsurudur. Eğer çocuk rıza göstermiyorsa, diğer tüm şartlar (evlat edinenin uygunluğu, biyolojik ailenin rızası vb.) tam olsa bile, mahkeme evlat edinme davasını reddetmek zorundadır. Çocuğun iradesine rağmen bir evlatlık ilişkisi kurulamaz.