Anlaşmalı boşanma davası, taraflardan birinin anlaşmadan dönmesiyle çekişmeli davaya dönüştüğünde, davacı tarafın daha önce tanık bildirmemiş olması, bu yeni aşamada tanık bildirmesine engel teşkil eder mi?
Cevap: Hayır, engel teşkil etmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/1385 E. sayılı kararında da benzer bir durum ele alınmıştır. Dava başlangıçta çekişmeli olsa ve mahkeme tanık bildirmek için kesin süre verse bile, tarafların bu süre içinde 'anlaşmalı boşanma protokolü' sunması, tanık bildirmemek için haklı bir gerekçedir. Çünkü anlaşma sağlandığında artık bir ispat faaliyeti ve tanık dinletme ihtiyacı kalmaz. Daha sonra taraflardan birinin bu anlaşmadan dönmesi, davayı yeniden çekişmeli hale getirir ve ispat zorunluluğunu geri getirir. Bu durumda, daha önce verilen kesin süre, anlaşma nedeniyle 'hükümsüz' hale gelmiş sayılır. Mahkemenin, Hukuki Dinlenilme Hakkı (HMK m. 27) gereğince, taraflara iddialarını ispatlamaları için yeniden ve uygun bir süre vererek tanıklarını ve diğer delillerini bildirmelerini istemesi gerekir. Bu yeni aşamada tanık bildirilmemesi gerekçesiyle davanın reddedilmesi, savunma hakkının ihlalidir.