Vesayet altındaki kişinin 'malvarlığını iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek' (TMK) vasinin temel görevidir. Vasinin bu özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin tespiti halinde, kısıtlının veya yeni vasinin açacağı sorumluluk davasında ispat yükü kime aittir?
Cevap: Bu tür bir sorumluluk davasında, ispat yükü genel kuraldan farklılık gösterebilir. Normalde, haksız fiilde zararı ve kusuru ispat yükü davacıya aittir. Ancak vasi ile kısıtlı arasındaki ilişki, bir vekalet ilişkisine benzer ve vasi, hesap verme yükümlülüğü altında olan bir vekil konumundadır. Vasinin, malvarlığını yönetirken gerekli özeni göstermediği ve bu nedenle bir zararın doğduğu iddia edildiğinde, vasi, yaptığı işlemlerin hukuka ve kısıtlının menfaatine uygun olduğunu, gerekli özeni gösterdiğini ve zararın kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispatlamakla yükümlü hale gelir. Yani, ispat yükü 'yer değiştirir'. Davacı (kısıtlı veya yeni vasi), zararın varlığını ve vasi döneminde ortaya çıktığını ispatladıktan sonra, vasinin bu zararın kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispatlaması beklenir. Bu, vasinin hesap verme ve şeffaf olma yükümlülüğünün doğal bir sonucudur.