Danıştay'ın, idarenin açık hatasını 'makul süre' içinde geri alabileceğine ilişkin istisnai kararının temelinde yatan hakkaniyet düşüncesi, 'hukuki güvenlik' ilkesi ile nasıl bir denge kurmaktadır?
Cevap: Danıştay'ın bu istisnai kararı, 'hukuki güvenlik' ilkesinin mutlak ve katı bir şekilde uygulanmasının, bazı durumlarda daha büyük bir 'hakkaniyetsizliğe' yol açabileceği düşüncesine dayanır. Normalde hukuki güvenlik, idarenin işlemlerine güvenen bireyi korur. Ancak, idarenin yaptığı bariz bir hata (açık hata) nedeniyle bir kişinin haksız bir menfaat elde etmesi ve bu durumun süresiz olarak devam etmesi de başka bir hakkaniyetsizlik yaratır. 'Makul süre' kavramı, bu iki zıt ilke arasında bir denge kurma çabasıdır. Bu yaklaşıma göre, idare hatasını fark ettiğinde, bunu düzeltmek için derhal harekete geçmelidir. Eğer idare, hatasını bilmesine rağmen uzun bir süre eylemsiz kalırsa, bu eylemsizliğiyle bireyde oluşan 'haklı beklentiyi' pekiştirmiş olur. 'Makul süre' geçtikten sonra işlemi geri alması, artık 'hakkın kötüye kullanılması' olarak değerlendirilebilir. Böylece, idareye hatasını düzeltmesi için bir fırsat tanınırken (hakkaniyet), bu fırsatın sonsuz olmadığı ve bireyin hukuki güvenliğinin de belirli bir noktadan sonra korunması gerektiği (denge) kabul edilmiş olur.