Askeri Ceza Kanunu (AsCK) m. 59/1'de geçen 'kusurlu olarak imal, teslim veya tesellüm eden' ifadesindeki 'kusur' kavramı, hukuki olarak kastı mı yoksa taksiri mi ifade eder? Bu ifadenin, maddenin genelindeki 'Milli Müdafaayı ihlal kastiyle' ibaresiyle birlikte yorumlanması nasıl bir sonuç doğurur?
Cevap: Bu ifade, maddenin bütünlüğü içinde yorumlandığında 'kast'ı ifade eder. AsCK m. 59'un genel manevi unsuru, fıkranın başında belirtilen 'Milli Müdafaayı ihlal kastiyle' hareket etmektir. Bu, suçun tüm seçimlik hareketleri için aranan bir özel kasttır. 'Kusurlu olarak imal...' ifadesi, bu özel kast altında gerçekleştirilen bir eylemin niteliğini belirtir. Yani fail, milli savunmayı ihlal etme amacıyla, bilerek ve isteyerek savunma vasıtasını standartlara aykırı, bozuk veya eksik (kusurlu) bir şekilde imal eder, teslim alır veya teslim eder. Buradaki 'kusur', teknik bir ayıbı veya eksikliği ifade eder; failin sübjektif sorumluluk şeklini (taksiri) değil. Eğer bu ifade taksir olarak yorumlansaydı, maddenin başındaki özel kast unsuruyla çelişirdi ve kanun koyucunun TCK m. 307/3'te olduğu gibi taksirli hal için ayrı ve daha hafif bir ceza öngörmesi gerekirdi. Oysa AsCK m. 59'daki tüm eylemler aynı ağır ceza yaptırımına bağlanmıştır, bu da hepsinin aynı manevi unsurla (özel kast) işlenmesinin arandığını gösterir.