Anlaşmalı boşanma protokolüyle kendisine bir miktar maddi tazminat ödenmesi kararlaştırılan taraf, boşanma kesinleştikten sonra bu tazminatın yetersiz olduğu gerekçesiyle yeniden maddi tazminat davası açabilir mi? Bu durumun 'kesin hüküm' (HMK m. 303) ve 'sözleşmeye bağlılık' ilkeleri açısından sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76888

Cevap: Hayır, açamaz. Anlaşmalı boşanma protokolü, mahkeme tarafından onaylanıp karara geçirildiğinde ve bu karar kesinleştiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları nihai olarak çözen bir 'kesin hüküm' (HMK m. 303) niteliği kazanır. Protokolde yer alan maddi tazminat miktarı, tarafların serbest iradeleriyle üzerinde anlaştıkları ve hakimin de uygun bulduğu bir düzenlemedir. Bu konuda bir uyuşmazlığın kalmadığı kabul edilir. Taraf, daha sonra bu miktarın az olduğunu iddia ederek yeniden dava açamaz. Bu durum, hem kesin hükmün bağlayıcılığına hem de 'sözleşmeye bağlılık (ahde vefa)' ilkesine aykırı olur. Taraflar, protokolü imzalayarak o andaki koşullara göre tazminat taleplerini nihai olarak karara bağlamış sayılırlar. Yeniden dava açılabilmesi, ancak protokolün hata, hile, tehdit gibi irade fesadı hallerinden biriyle imzalandığının ispatlanması gibi çok istisnai durumlarda, yargılamanın iadesi yoluyla mümkün olabilir.