Araç değer kaybı davası, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca bir 'gerçek zarar' tazminidir. Bu 'gerçek zarar' kavramı, Anayasa Mahkemesi'nin 'genel şartlar'ı iptal eden kararından sonra nasıl yorumlanmalıdır? Kilometre veya hasarlı parça türüne göre yapılan sınırlamalar bu kavrama dahil midir?
Cevap: 'Gerçek zarar', bir haksız fiil sonucunda bir kişinin malvarlığında, fiil olmasaydı bulunacağı durum ile fiil sonrası bulunduğu durum arasındaki fiili ve net farkı ifade eder. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı öncesinde, sigorta genel şartları bu 'gerçek zarar' kavramını, '160.000 km sınırı', 'plastik parça, cam, jant gibi unsurların hariç tutulması' gibi hükümlerle yapay olarak daraltıyordu. İptal kararından sonra, bu daraltıcı yorum terk edilmelidir. Artık 'gerçek zarar', sigorta genel şartlarının çizdiği sınırlara göre değil, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümlerine ve piyasa gerçeklerine göre belirlenmelidir. Bu çerçevede, bir aracın kilometresi ne olursa olsun veya hasarlanan parçası (tampon, jant vb.) ne olursa olsun, eğer bu hasar aracın ikinci el piyasa değerinde ispatlanabilir bir düşüşe neden olmuşsa, bu düşüşün tamamı 'gerçek zarar' kapsamındadır ve tazmin edilmelidir. Kilometre veya parça türüne göre yapılan sınırlamalar artık hukuki dayanaktan yoksundur.