Nüfuz ticareti suçunda (TCK m. 255), 'işinin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmanın müstakil bir suç oluşturduğu hallerde kişilerin ayrıca bu suç nedeniyle cezalandırılacağı' hükmü (m. 255/6) ne anlama gelir? Bu durumu, 'fikri içtima' (TCK m. 44) kuralı çerçevesinde açıklayınız.
Cevap: Bu hüküm, 'gerçek içtima' kuralının özel bir yansımasıdır. Normalde, bir fiil birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veriyorsa, faile en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir (fikri içtima, TCK m. 44). Ancak TCK m. 255/6, bu genel kurala bir istisna getirir. Buna göre, failin nüfuz ticareti suçu kapsamında yaptığı 'girişim', aynı zamanda başka bir suçu da (örneğin, tehdit, görevi yaptırmamak için direnme, sahtecilik) oluşturuyorsa, fail hem nüfuz ticareti suçundan hem de o diğer suçtan ayrı ayrı cezalandırılır. Örneğin, fail haksız bir işi gördürmek için hem nüfuzunu kullanarak menfaat temin etmiş (TCK m. 255), hem de bu sırada ilgili memuru tehdit etmişse (TCK m. 106), fikri içtima uygulanmaz; fail hem nüfuz ticareti suçundan hem de tehdit suçundan ayrı ayrı ceza alır. Bu düzenleme, nüfuz ticaretiyle birlikte işlenen diğer suçların cezasız kalmasını önlemeyi amaçlamaktadır.