Askeri Ceza Kanunu m. 139'da düzenlenen 'suç yapılmasına göz yumma' suçu ile TCK'daki genel iştirak hükümlerinden 'ihmali davranışla iştirak' arasındaki temel fark nedir? Neden kanun koyucu özel bir düzenlemeye ihtiyaç duymuştur?
Cevap: TCK'daki genel iştirak kurallarına göre, bir suçun işlenmesine ihmali bir davranışla (yani, engelleme yükümlülüğü varken engellemeyerek) iştirak eden kişi, genellikle 'yardım eden' olarak sorumlu tutulur ve cezası indirilir (TCK m. 39). AsCK m. 139 ise bu genel kuraldan tamamen ayrılır. Buradaki temel fark, sorumluluğun derecesidir. AsCK m. 139'a göre, suça göz yuman komutan veya nöbetçi subay, 'yardım eden' sayılmaz; 'fiili kendisi yapmış gibi' yani suçun 'asıl faili' gibi cezalandırılır. Kanun koyucunun bu özel ve daha ağır düzenlemeye ihtiyaç duymasının sebebi, askeri hizmetin ve hiyerarşinin doğasıdır. Askeri düzende komutanın, emri altındakiler üzerinde mutlak bir otoritesi ve disiplini sağlama yönünde özel ve ağır bir 'garantörlük' yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğün ihlali, sadece bir suça yardım etmek olarak değil, askeri disiplini ve emniyeti temelden sarsan, son derece ağır bir eylem olarak görülmüştür. Bu nedenle kanun koyucu, bu ihmali, suçun bizzat işlenmesiyle eşdeğer bir haksızlık içeriğine sahip kabul ederek, faili müşterek fail gibi sorumlu tutmuştur.