Anlaşmalı boşanma davasında, tarafların mal rejiminin tasfiyesi konusunda da anlaşma yapmaları mümkün müdür? Bu anlaşmanın geçerli sayılabilmesi için protokolde nasıl bir ifadeye yer verilmesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76854

Cevap: Evet, mümkündür. Her ne kadar TMK m. 166/3'te geçen 'boşanmanın mali sonuçları' ifadesi kural olarak nafaka ve tazminatı kapsasa da, tarafların anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesi konusunda da bir düzenleme yapmalarına yasal bir engel yoktur. Ancak, Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/850 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu anlaşmanın geçerli sayılabilmesi ve sonradan mal rejimi davası açılmasını engelleyebilmesi için, protokoldeki ifadenin 'hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta' olması gerekir. 'Birbirimizden başka bir talebimiz yoktur' gibi soyut ve genel ifadeler yeterli değildir. Protokolde, tarafların 'edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı, değer artış payı alacağı ve diğer mal rejimi alacaklarından karşılıklı olarak feragat ettiklerini' veya 'falan taşınmazın şu tarafa, filan aracın bu tarafa bırakılması suretiyle mal rejimini tasfiye ettiklerini' açıkça ve spesifik olarak belirtmeleri gerekir. Aksi takdirde, genel ifadeler mal rejimini kapsamaz ve boşanma kesinleştikten sonra mal rejimi tasfiyesi davası açılabilir.