Bir boşanma davasında, tarafların ikrarının (örneğin 'Evet, eşimi aldattım') hakimi bağlamaması (TMK m. 184) ilkesinin temel amacı nedir? Bu ilkenin anlaşmalı boşanma davalarında uygulanmamasının sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76823

TMK m. 184'te düzenlenen 'tarafların ikrarlarının hakimi bağlamaması' ilkesinin temel amacı, 'muvazaalı boşanmaların' önüne geçmektir. Yani, tarafların aslında boşanmak için geçerli bir sebepleri olmadığı halde, sırf boşanmanın hukuki sonuçlarından (örneğin bir alacaklıdan mal kaçırmak, sosyal bir haktan yararlanmak vb.) faydalanmak için anlaşarak, gerçekte var olmayan bir boşanma sebebi (zina, terk vb.) üzerinden boşanmalarını engellemektir. Aile kurumunun kamu düzeniyle olan yakın ilgisi nedeniyle kanun koyucu, hakime boşanmaya sebep olan olguların gerçekten var olup olmadığını vicdanen araştırma yükümlülüğü getirmiştir. Anlaşmalı boşanma davalarında (TMK m. 166/3) ise bu ilke uygulanmaz. Çünkü anlaşmalı boşanmanın kendisi, tarafların karşılıklı iradeleriyle evlilik birliğini sonlandırmayı amaçlayan özel bir boşanma türüdür. Burada araştırılacak bir kusur veya olay yoktur; temel unsur, en az bir yıllık evlilik ve tarafların boşanma ve sonuçları üzerindeki hür iradeleridir. Bu irade birliği, boşanma sebebi için yeterli görülmüştür.