TCK m. 255'te düzenlenen Nüfuz Ticareti suçu ile TCK m. 250'de düzenlenen İrtikap suçu arasındaki temel fark, mağdurun iradesi açısından nasıl ortaya çıkar?
Cevap: İki suç arasındaki temel fark, menfaatin sağlanması sırasındaki iradenin niteliğidir. İrtikap suçunda (TCK m. 250), kamu görevlisi, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak kişiyi icbar (zorlama) veya ikna etmek suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlar. Burada mağdurun iradesi baskı altına alınmış veya hile ile sakatlanmıştır. Mağdur, yasal hakkı olan bir iş için dahi olsa, menfaat sağlamak zorunda bırakılır. Nüfuz Ticareti suçunda (TCK m. 255) ise, iş sahibi, haksız bir işin görülmesi amacıyla, herhangi bir icbar veya ikna olmaksızın, kendi serbest iradesiyle faile menfaat temin eder. İş sahibi, meşru bir zeminde olmadığını bilir ve hukuka aykırı bir amaç için gönüllü olarak bu ilişkiye girer. Bu nedenle irtikap suçunda menfaati sağlayan 'mağdur' iken, nüfuz ticareti suçunda 'suçun faili' konumundadır.