Bir mahkeme tarafından verilen kısıtlama kararının hukuki sonuç doğurmaya başlaması ve üçüncü kişileri etkilemesi hangi aşamadan sonra gerçekleşir? İlandan önceki işlemlerde iyiniyetli üçüncü kişilerin durumu nasıl korunur?
Cevap: TMK m. 410'a göre, bir kimse hakkında verilen kısıtlama kararı, 'kesinleşince' kısıtlının hem nüfusa kayıtlı olduğu yerde hem de yerleşim yerinde derhal ilan edilir. Kısıtlamanın hukuki sonuçları ve üçüncü kişileri etkilemesi bu ilandan sonra başlar. Kanun, 'kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez' diyerek, kısıtlama kararından haberdar olmayan ve kısıtlıyla işlem yapan iyiniyetli üçüncü kişileri korumuştur. Yani, ilan yapılmadan önce, kısıtlının ehliyetsiz olduğunu bilmeyen ve bilmesi de gerekmeyen bir üçüncü kişiyle yapılan işlem, bu üçüncü kişi açısından geçerliliğini korur. Ancak, bu koruma mutlak değildir; 'ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır'. Yani kısıtlı, işlem anında zaten fiilen ayırt etme gücünden yoksun ise, bu işlem ilandan önce de mutlak butlanla batıl olabilir.