İdrak çağındaki bir çocuğun (örneğin 10 yaşında) boşanma davasında velayet konusunda görüşünün alınması zorunlu mudur? Bu görüşün alınmamasının hukuki sonucu nedir ve hakimin çocuğun beyanıyla bağlılık derecesi nedir?
Cevap: Evet, idrak çağındaki bir çocuğun velayet konusunda görüşünün alınması bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, hem BM Çocuk Hakları Sözleşmesi (madde 12) hem de Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nden (madde 3, 6) kaynaklanan ve iç hukukumuzun bir parçası olan bir usul kuralıdır. Metinde alıntılanan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/7002 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, idrak çağındaki çocuğun dinlenilmemesi ve görüşüne başvurulmaması, kararın 'bozulmasını gerektiren' bir eksik incelemedir. Ancak hakim, çocuğun beyanıyla mutlak surette bağlı değildir. Çocuğun görüşü, önemli bir delildir ve dikkate alınmalıdır. Fakat hakim, çocuğun beyanının onun 'üstün yararına' açıkça aykırı olduğuna kanaat getirirse (örneğin, çocuğun baskı altında ifade vermesi, kendisine zarar veren ebeveyni seçmesi vb.), bu beyanın aksine bir karar verebilir. Bu durumda, neden çocuğun beyanına uyulmadığını kararında gerekçelendirmelidir.