Denetimli serbestlik şube müdürlüğünün, şüpheliye 'denetim programına katılması için' gönderdiği çağrı kağıdının usulsüz tebliğ edilmesi (örneğin eski adrese gönderilmesi) ve şüphelinin bu nedenle programa başlayamaması durumunda, bu durum bir ihlal sayılır mı ve kamu davası açılabilir mi?
Cevap: Hayır, bu durum bir ihlal sayılmaz ve bu gerekçeyle kamu davası açılamaz. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/544 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, denetimli serbestlik yükümlülüğünün başlayabilmesi ve ihlalinden söz edilebilmesi için çağrıya ilişkin tebligatın usulüne uygun yapılması şarttır. Usulsüz tebligata dayanılarak şüphelinin programa başlamadığı gerekçesiyle infaz dosyası kapatılamaz ve bu durum 'yükümlülüklere uymamakta ısrar' olarak nitelendirilemez. Savcılığın veya mahkemenin, tebligatın usulsüz olduğunu tespit etmesi halinde, kovuşturma şartı gerçekleşmediği için davayı açmamasi veya açılmışsa CMK m. 223/8 uyarınca 'durma kararı' vererek usulüne uygun tebligat yapılmasını ve infaz sürecinin devamını sağlamak üzere dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesi gerekir.