Tanıklıktan çekinme hakkı (HMK m. 248, CMK m. 45) mutlak bir hak mıdır? Boşanma davasında, davacının kardeşi, davalı aleyhine tanıklık yapmak istemediğini belirterek tanıklıktan çekinebilir mi? Açıklayınız.
Cevap: Tanıklıktan çekinme hakkı, kanunda sayılan kişiler için mutlak bir haktır ancak bu hak, 'kimin aleyhine' tanıklık yapılacağı ile ilgilidir. CMK m. 45 ve HMK'daki paralel düzenlemelere göre, bir kişi, 'şüpheli veya sanığın' (ceza davası) veya 'taraflardan birinin' (hukuk davası) belirli derecedeki yakınları aleyhine tanıklık yapmaktan çekinebilir. Soruya konu olan örnekte, davacının kardeşi, davacı olan kendi kardeşinin lehine, davalı olan eniştesi/yengesi aleyhine tanıklık yapmak üzere çağrılmıştır. Davalı, tanığın çekinme hakkı olan akrabalık derecesine girmemektedir. Tanığın çekinme hakkı, kendi yakını aleyhine tanıklık yapma durumunda söz konusu olur. Dolayısıyla davacının kardeşi, davalı aleyhine tanıklık yapmaktan 'akrabalık' gerekçesiyle çekinemez. Kanunda belirtilen istisnalar dışında tanıklık yapmak bir kamu görevi ve yasal bir zorunluluktur. Tanığın, davalıyla bir sır saklama yükümlülüğü gibi başka bir çekinme sebebi yoksa, mahkemede tanıklık yapmak zorundadır.