Denetimli serbestlikten yükümlülüğe tabi olmadan (İnfaz Kanunu Geçici m.10/4) yararlanan bir hükümlü ile imza gibi yükümlülüklere tabi olan bir hükümlü arasında, yeni bir ilamdan dolayı yakalanmaktan kaçmaları durumunda hukuki sonuçlar açısından nasıl bir fark ortaya çıkar?
Cevap: Metinde bu ayrıma dikkat çekilmektedir. İnfaz Kanunu Geçici m.10/4 uyarınca yükümlülüğe tabi olmayan bir hükümlü, yeni ilamından dolayı yakalanmaktan kaçtığında, devam eden denetimli serbestlik dosyası açısından herhangi bir yükümlülüğü ihlal etmiş olmaz. Bu nedenle, Yönetmelik m. 87/3 gereği fiilen cezaevine alınana kadar denetimli serbestlik süresi işlemeye devam eder. Buna karşılık, imza atma, programlara katılma gibi yükümlülüklere tabi olan bir hükümlü, yakalanmamak için bu yükümlülüklerini yerine getiremezse (örneğin imza atmaya gitmezse), bu durum mevcut denetimli serbestlik tedbirinin ihlali anlamına gelir. Bu ihlallerde 'ısrar' etmesi (genellikle iki kez ihlal), İnfaz Kanunu m. 105/A-6 uyarınca denetimli serbestliğinin sonlandırılıp ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmesi sonucunu doğurur. Dolayısıyla, yükümlülüğü olan hükümlü için yakalanmaktan kaçmak, aynı zamanda mevcut denetimli serbestliğin de sonlanmasına yol açabilecek bir ihlal zincirini tetikler.