Anlaşmalı boşanma kararının verilmesinden yıllar sonra gerekçeli kararın tebliğe çıkarılması ve bunun üzerine taraflardan birinin temyiz dilekçesiyle 'evliliği fiilen sürdürdüklerini ve boşanmaktan vazgeçtiklerini' beyan etmesi durumunda, Yargıtay'ın bu kararı bozma gerekçesi nedir? (Bkz. Yargıtay 2. HD - Karar: 2018/14800)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76729

Cevap: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/14800 ve 2018/15333 K. sayılı emsal kararlarında, boşanma kararının verilmesinden yıllar sonra tebliğe çıkarılmasını ve bu duruma karşı temyiz yoluna başvurulmasını, TMK m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirmiştir. Kararın bu kadar uzun süre tebliğe çıkarılmaması, tarafların aslında boşanma iradelerinin samimi olmadığını, evlilik birliğini devam ettirme niyetinde olduklarını ve TMK m. 166/3'teki 'evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı' olgusunun ortadan kalktığını göstermektedir. Hukuk düzeni, hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz (TMK m. 2/2). Bu durumda Yargıtay, boşanma iradesinin samimi olmadığı ve temelden sarsılma olgusunun kalmadığı gerekçesiyle, anlaşmalı boşanma kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.