Hakaret suçunun TCK m.125/3-b kapsamında 'dini inancını açıklamasından dolayı' işlenmesi ile TCK m.216'da düzenlenen 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' suçu arasındaki temel farklar nelerdir? Bir dine yönelik genel bir hakaret TCK m.125/3-b kapsamında değerlendirilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76724

Cevap: İki suç arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Suçun Mağduru: TCK m.125/3-b'de korunan hukuki değer kişinin şerefidir ve suçun mağduru belirli bir kişidir. Hakaret, o kişinin dini inancını açıklaması, yaşaması vb. eylemlerine yönelik olarak şahsına yöneltilmelidir. TCK m.216'da ise korunan hukuki değer kamu barışıdır ve suç, belirli bir kişiye değil, bir dinin kendisine veya o dine mensup soyut bir topluluğun değerlerine yönelik olarak işlenir. Mağduru toplumu oluşturan herkestir. 2) Fiilin Niteliği: TCK m.125/3-b tipik bir hakaret suçudur; somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme yoluyla işlenir. TCK m.216 ise 'aşağılama' fiilini arar ve bu fiilin 'kamu barışını bozmaya elverişli' olması gerekir. Bu nedenle, metinde de belirtildiği gibi, 'belirli bir kişi muhatap alınmaksızın bir dine veya dince kutsal sayılan değerlere yönelik hakaret fiilleri' TCK m.125/3-b kapsamında değerlendirilemez. Bu tür eylemler, şartları oluşuyorsa TCK m.216 kapsamında değerlendirilebilir.