Vesayet makamının izni gereken haller ile denetim makamının da izninin arandığı haller arasındaki temel fark nedir? 'Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması' gibi bir işlemin neden hem vesayet hem de denetim makamının iznine tabi kılındığını hukuki gerekçesiyle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76702

Cevap: Vesayet makamı (Sulh Hukuk Mahkemesi) vasinin işlemlerini denetleyen ilk merciidir. Olağan yönetim sınırlarını aşan ancak çok büyük risk taşımayan önemli işlemler için vesayet makamının izni yeterlidir. Denetim makamının (Asliye Hukuk Mahkemesi) izninin de arandığı haller ise, vesayet altındaki kişinin malvarlığı veya hukuki durumu üzerinde çok daha derin ve geri döndürülmesi zor sonuçlar doğurabilecek, yüksek önem arz eden işlemlerdir. 'Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması' (TMK m. 463), bu türden bir işlemdir. Çünkü mirasın kayıtsız şartsız kabulü, terekenin borca batık olması durumunda kısıtlının tüm malvarlığıyla sorumlu olmasına yol açabilir. Mirasın reddi, önemli bir haktan vazgeçilmesi anlamına gelebilir. Miras sözleşmesi ise kişinin mirasçılık sıfatını temelden etkileyen bir sözleşmedir. Bu işlemlerin taşıdığı yüksek risk ve önem nedeniyle kanun koyucu, sadece vesayet makamının iznini yeterli görmemiş, ek bir denetim mekanizması olarak denetim makamının da onayını şart koşarak çift katmanlı bir koruma sağlamayı amaçlamıştır.