Bir trafik kazasında, karşı tarafın sigorta şirketi tarafından davacıya değer kaybı için bir miktar ödeme yapılmıştır. Davacının bu ödemeyi yetersiz bularak Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurması halinde, komisyonun yapacağı hesaplama sonucunda davacının alacağının, kendisine ödenen miktardan daha az olduğu tespit edilirse, bunun hukuki sonucu ne olur?
Bu durumda, davacının başvurusu reddedilir ve haksız çıktığı için yargılama giderlerini (başvuru harcı, bilirkişi ücreti) ve karşı tarafın vekalet ücretini ödemek zorunda kalabilir. Metindeki 'Araç Değer Kaybı Örnek Bilirkişi Raporları' bölümünde bu ihtimal ele alınmıştır: '***Davalı sigorta kuruluşu tarafından davacı tarafa dava başvurusu yapılmadan önce / sonra değer kaybına ilişkin xxx TL ödenmiş olduğu görülmüş olup, tespitim doğrultusunda kalan alacak bakiye tutar olmadığı tespit edilmiştir.' Bu, bilirkişinin yaptığı hesaplama sonucunda aracın gerçek değer kaybının, sigorta şirketinin zaten ödemiş olduğu miktara eşit veya ondan daha az olduğu anlamına gelir. Sigorta Tahkim Komisyonu hakemi, bu bilirkişi raporunu esas alarak, davacının talep edebileceği bir 'bakiye alacağı' kalmadığına karar verir ve başvuruyu esastan reddeder. Usul hukuku gereği, davası veya başvurusu reddedilen taraf, yargılama giderlerini karşılamakla yükümlü olduğundan, başlangıçta yaptığı masraflar kendi üzerinde kalır ve ayrıca sigorta şirketinin avukatına da vekalet ücreti ödemesine hükmedilebilir. Bu nedenle, tahkime başvurmadan önce sigortanın yaptığı ödemenin, aracın gerçek değer kaybını ne ölçüde karşıladığı konusunda bir ön değerlendirme yapmak önemlidir.