Boşanma davasında, 0-3 yaş aralığındaki bir çocuğun velayetinin, annenin velayet görevini üstlenmesine önemli bir engel bulunmadıkça kural olarak anneye verilmesi yönündeki Yargıtay içtihadının temel dayanağı nedir? Bu bir 'kanuni karine' midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76686

Bu yöndeki Yargıtay içtihadının temel dayanağı, bilimsel veriler ve hayat tecrübeleridir. Tıp, pedagoji ve çocuk psikolojisi bilimleri, 0-3 yaş aralığındaki (süt ve okul öncesi erken dönem) çocukların, fiziksel ve duygusal gelişimleri için 'anne bakım ve şefkatine' mutlak ve yoğun bir şekilde ihtiyaç duyduklarını kabul etmektedir. Bu dönemdeki çocuğun beslenmesi (emzirme), temizliği, güven duygusunun gelişmesi ve temel bağlarının kurulmasında anne figürünün yeri ve önemi, baba figürüne göre daha öncelikli ve vazgeçilmez olarak görülmektedir. Metinde yer alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2011/23988 K. sayılı kararında da bu durum, 'çok küçük olan çocuklar anne bakım, sevgi, şevkat ve ilgisine daha çok muhtaçtır' şeklinde ifade edilmiştir. Bu, bir 'kanuni karine' (kanunda yazılı bir varsayım) değildir. Kanunda böyle bir hüküm yoktur. Bu, hakimin 'çocuğun üstün yararı' ilkesini somutlaştırırken başvurduğu, Yargıtay içtihatlarıyla yerleşmiş güçlü bir 'fiili karine'dir. Bu karine, mutlak değildir; aksi ispatlanabilir. Annenin velayet görevini yerine getirmesine önemli bir engel (ağır hastalık, akıl hastalığı, madde bağımlılığı, çocuğa karşı ilgisizlik veya şiddet) varsa, bu karine çürütülür ve velayet babaya verilebilir. Ancak bu tür istisnai durumlar dışında, bu yaş grubundaki çocukların velayeti anneye bırakılır.