5237 sayılı TCK m. 191/5 hükmünün ('ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz') temel ceza hukuku ilkelerinden hangisiyle bir ilişkisi vardır ve bu düzenlemenin pratik sonucu nedir?
TCK m. 191/5 hükmünün temel ceza hukuku ilkelerinden 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama ve cezalandırma yasağı) ile yakın bir ilişkisi vardır. Bu ilke, bir kişinin aynı fiil nedeniyle birden fazla kez yargılanmasını ve cezalandırılmasını önler. Kanun koyucu, KDAE ve denetimli serbestlik süresi içinde tekrar uyuşturucu kullanma veya bulundurma fiilini, yeni ve bağımsız bir suç olarak değil, mevcut hukuki süreci (erteleme kararını) bozan bir 'ihlal' olarak nitelendirmiştir. Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: Bir kişi hakkında KDAE kararı varken, denetim süresi içinde tekrar uyuşturucu kullanırsa, bu ikinci eylem için yeni bir ceza davası açılmaz. Savcı, bu ikinci eylemi delil olarak kullanarak, ilk suçtan dolayı verilmiş olan KDAE kararını kaldırır ve ilk suçtan kamu davası açar. Böylece kişi, iki ayrı fiil olmasına rağmen, tek bir yargılamaya tabi tutulur. İkinci eylem, birinci davanın açılma sebebi olur ve yargılama sırasında ilk suçun cezası belirlenirken, kişinin denetim sürecindeki bu olumsuz davranışı (ihlal) TCK m. 61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde aleyhine bir takdir nedeni olarak dikkate alınabilir. Bu, kişinin aynı suç tipini tekrar etmesi nedeniyle ceza adalet sisteminde sürekli bir döngüye girmesini önleyen pratik bir çözümdür.