Bir memurun, yetkili olmadığı bir işi (örneğin, bir yakınının başka bir kuruma tayinini sağlama) vaadiyle menfaat temin etmesi eylemi, TCK m. 255 (nüfuz ticareti) kapsamında mıdır, yoksa irtikap (TCK m. 250) veya rüşvet (TCK m. 252) suçlarını mı oluşturur? Suç vasfının belirlenmesindeki temel kriter nedir?
Bu eylem, TCK m. 255'te düzenlenen 'nüfuz ticareti' suçunu oluşturur. Suç vasfının belirlenmesindeki temel kriter, failin menfaat sağladığı iş üzerindeki 'yetkisi' ve 'görevi'dir. - Rüşvet (TCK m. 252): Rüşvet suçunun oluşabilmesi için, menfaat sağlanan kamu görevlisinin, yapması veya yapmaması istenen işin 'görevinin ifasıyla ilgili' olması gerekir. Tayin işi, memurun kendi görevi kapsamında değildir. - İrtikap (TCK m. 250): İrtikap suçunda da kamu görevlisi, 'görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak' menfaat temin eder. Yine işin, failin göreviyle bir bağlantısı olması gerekir. - Nüfuz Ticareti (TCK m. 255): Bu suçta ise fail, işin kendi görevi dahilinde olduğunu iddia etmez. Metnin gerekçesinde de belirtildiği gibi, fail 'kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla' menfaat temin eder. Yani fail, 'Ben bu işi yaparım' demez; 'Benim tayini yapacak olan genel müdürle aram iyidir, ona söyler bu işi yaptırırım' der. Burada pazarlanan şey, failin görevi değil, başka bir kamu görevlisi üzerindeki varsayılan etkisidir (nüfuzudur). Failin kendisi kamu görevlisi olduğu için, TCK m. 255/1'in ikinci cümlesi uyarınca cezası artırılır. Dolayısıyla, eylem nüfuz ticareti suçunu oluşturur.