Evlat edinme davasında, evlat edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, dava sürecini nasıl etkiler? TMK m. 315/2 bu duruma nasıl bir çözüm getirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76680

Normal bir davada, taraflardan birinin ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi, davanın durmasına veya konusuz kalmasına neden olabilir. Ancak evlat edinme davası, kamu düzenini ve özellikle çocuğun menfaatini ilgilendiren özel bir dava türü olduğu için, TMK m. 315/2 bu duruma özel bir çözüm getirmiştir. Maddeye göre, 'Evlât edinme başvurusundan sonra evlât edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği takdirde evlât edinmeye engel olmaz.' Bu hükmün amacı, zaten başlamış olan ve çocuğun menfaatine olan bir evlat edinme sürecinin, evlat edinenin iradesi dışındaki bir nedenle (ölüm veya ehliyet kaybı) sonuçsuz kalmasını önlemektir. Mahkeme, bu durumun ortaya çıkması halinde davayı durdurmaz veya reddetmez. Eğer evlat edinen öldüyse, onun mirasçılarını davaya dahil ederek; ayırt etme gücünü kaybettiyse, kendisine atanacak yasal temsilci (vasi) ile davaya devam eder. Eğer davanın başında aranan diğer tüm şartlar (yaş, bakım süresi, rızalar vb.) mevcutsa ve evlat edinme hala çocuğun menfaatine ise, mahkeme evlat edinme kararını verebilir. Bu, evlat edinme kurumunun kişiye sıkı sıkıya bağlı hak olma niteliğine getirilmiş önemli bir istisnadır.