İdari işlemin geri alınmasında, Danıştay'ın 'makul süre' kavramını hangi tür hukuka aykırılık hallerinde ve hangi temel hakları korumak amacıyla kullandığını analiz ediniz. Bu kavramın 'açık hata' ile ilişkisi nedir?
Danıştay, 'makul süre' kavramını, idarenin hukuka aykırı lehe işlemlerini geri alırken, bireylerin 'hukuki güvenlik', 'idari istikrar' ve 'haklı beklentilerinin korunması' ilkelerini dengelemek amacıyla kullanır. Bu kavram, özellikle geri alma işleminin bireyin eğitim hakkı, mülkiyet hakkı gibi temel haklarını ağır şekilde etkileyeceği durumlarda devreye girer. 'Açık hata' ile ilişkisi ise şöyledir: Kural olarak, açık hata ile malul bir işlem, süre sınırı olmaksızın geri alınabilir. Ancak Danıştay, bazı istisnai kararlarında, açık hata olsa bile, idarenin bu hatasını çok uzun bir süre sonra fark edip işlemi geri almasının hakkaniyete aykırı olabileceğini kabul etmiştir. Metindeki D. 8. D., 2013/6278 E. sayılı karar bunun tipik bir örneğidir. Kararda, idarenin açık hatasına rağmen, öğrencinin bir yıl gibi uzun bir süre okula devam etmesi, maddi ve manevi mağduriyetinin doğacak olması ve işlemin 'makul bir süre' içinde geri alınmaması nedeniyle, geri alma işlemi hukuka aykırı bulunmuştur. Burada 'makul süre', idarenin hatasını fark edip düzeltmesi için dürüstlük kuralı çerçevesinde sahip olduğu, ancak sonsuz olmayan bir süreyi ifade eder. Bu süre aşıldıktan sonra, bireyin istikrar kazanmış hukuki durumuna duyduğu güven, idarenin hukuka uygunluğu sağlama amacından daha üstün tutulmaktadır. Bu, idarenin kendi kusurundan sonsuza dek yararlanamayacağı anlamına gelir.