Vesayet altına alınması istenen bir kişi hakkında, vesayet makamının karar vermeden önce, bu kişinin 'kendi isteğiyle' kısıtlanmak isteyip istemediğini sorma veya araştırma yükümlülüğü var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76676

Hayır, böyle bir yükümlülüğü yoktur. Vesayet altına alınma sebepleri (kısıtlılık nedenleri) ile kişinin kendi isteğiyle kısıtlanması, TMK'da ayrı ayrı düzenlenmiş farklı hukuki kurumlardır. Diğer kısıtlılık nedenleri (akıl hastalığı, savurganlık, hapis vb. - TMK m. 405-407) kamu düzenini ilgilendiren ve kişinin iradesinden bağımsız olarak, kanuni şartları oluştuğunda mahkemenin re'sen dikkate alması gereken durumlardır. Bu davalarda, kısıtlanması istenen kişinin buna rıza gösterip göstermemesinin bir önemi yoktur. Şartlar varsa, kişi istemese bile kısıtlanır. 'Kendi isteğiyle kısıtlanma' (TMK m. 408) ise, tamamen kişinin kendi talebine bağlı, istisnai bir yoldur. Bu yol, ancak kişinin kendisi dava açtığında veya açılan bir davada bu yönde bir talepte bulunduğunda işler. Dolayısıyla, örneğin bir yakını tarafından savurganlık nedeniyle kısıtlanması istenen bir kişiye, mahkemenin 'kendi isteğinle kısıtlanmak ister misin?' gibi bir soru sorması veya bu yönde bir araştırma yapması gerekmez. Mahkeme, sadece davada ileri sürülen kısıtlılık sebebinin (savurganlığın) var olup olmadığını araştırır.