Boşanma davasında, karşı tarafın tanık listesinde bildirdiği bir kişinin, aslında davaya konu olaylar hakkında hiçbir bilgisi olmadığı, sırf davayı uzatmak veya mahkemeyi yanıltmak amacıyla listeye eklendiği düşünülüyorsa, bu tanığın dinlenmesine itiraz edilebilir mi? HMK bu konuda nasıl bir mekanizma öngörmüştür?
Evet, bu tanığın dinlenmesine itiraz edilebilir. HMK, bu tür kötü niyetli girişimleri engellemek için çeşitli mekanizmalar öngörmüştür. 1) Delillerin İlgililiği: HMK m. 194 uyarınca, taraflar dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdır. Tanık listesi sunan taraf, HMK m. 240/2 uyarınca, 'tanıkların hangi vakıa hakkında dinleneceklerini' de dilekçesinde açıklamak zorundadır. Eğer bir tanığın, davayla ilgisiz veya ispatlanmak istenen vakıayla bağlantısı olmayan bir kişi olduğu açıksa, karşı taraf bu tanığın 'dava ile ilgili olmadığı' gerekçesiyle dinlenmemesini talep edebilir. 2) Hakimin Delilleri Değerlendirme Yetkisi: HMK m. 189/3 uyarınca, 'Kanunun belirli bir delille ispatını emrettiği hususlar... dışındaki her türlü delilin takdirinde hâkim serbesttir.' Hakim, dinlenmesi istenen bir tanığın, davanın aydınlatılmasına hiçbir katkı sunmayacağına kanaat getirirse, o tanığı dinlemekten vazgeçebilir. 3) Geri Kalanların Dinlenmemesi Kararı: HMK m. 241'e göre, 'Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalanların dinlenilmemesine karar verebilir.' Eğer listedeki ilk tanıklar dinlendikten sonra, sonraki tanıkların da aynı konuda ve gereksiz yere dinleneceği anlaşılırsa, mahkeme bu tanıkları dinlememe kararı alabilir. Bu mekanizmalar, yargılamanın gereksiz yere uzatılmasını önlemeyi ve usul ekonomisi ilkesini hayata geçirmeyi amaçlar.