TCK m. 255'te düzenlenen Nüfuz Ticareti suçunun gerekçesinde, failin 'görevli ve yetkili olduğundan bahisle kişiyi yanıltarak menfaat temin etmesi' halinde dolandırıcılık suçunun oluşacağı belirtilmiştir. Bu durumda, iş sahibinin (menfaati temin edenin) hukuki sorumluluğu ne olur? İş sahibi de dolandırıcılık suçunun iştirakçisi sayılır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76664

Hayır, iş sahibi bu durumda dolandırıcılık suçunun iştirakçisi sayılmaz; aksine, dolandırıcılık suçunun 'mağduru' olur. Bu, nüfuz ticareti ile dolandırıcılık arasındaki en temel farklardan biridir. Nüfuz ticareti suçunda (TCK m. 255), iş sahibi, failin yetkili olmadığını bilmekte, ancak onun nüfuzunu kullanarak haksız bir işi gördürmek amacıyla, hukuka aykırı bir zeminde olduğunu bilerek menfaat sağlamaktadır. Bu nedenle iş sahibi de suçun failidir. Dolandırıcılık suçunda (TCK m. 157) ise, fail, kendisini yetkili olarak tanıtarak iş sahibini 'aldatmakta' ve hileli davranışlarla onu yanıltmaktadır. İş sahibi, failin gerçekten yetkili olduğuna inanarak, meşru bir zeminde olduğunu düşünerek menfaati sağlamaktadır. Bu durumda iş sahibi, aldatılan, zarara uğrayan kişi olduğu için suçun faili değil, mağdurudur. Dolayısıyla, eylem dolandırıcılık olarak nitelendirildiğinde, sadece fail (kendisini yetkili olarak tanıtan kişi) cezalandırılır, iş sahibinin cezai sorumluluğu doğmaz ve verdiği menfaati geri isteme hakkına sahip olur.