TCK m. 255/6'da yer alan 'İşin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmanın müstakil bir suç oluşturduğu hallerde kişiler ayrıca bu suç nedeniyle cezalandırılır' hükmü, fikri içtima (TCK m. 44) kuralına bir istisna mıdır? Bu hükmün uygulanabileceği somut bir örnek veriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76650

Evet, bu hüküm TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima kuralına bir istisna getirerek, 'gerçek içtima'nın uygulanmasını öngörmektedir. Fikri içtima kuralına göre, bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olunursa, fail sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Ancak TCK m. 255/6, bu kuralı nüfuz ticareti suçu açısından devre dışı bırakmaktadır. Bu fıkraya göre, eğer fail nüfuz ticareti yapmak için menfaat temin ettikten sonra, vaat ettiği işi gördürmek için yaptığı 'girişim' de kendi başına başka bir suç oluşturuyorsa, fail hem nüfuz ticareti suçundan hem de o diğer suçtan ayrı ayrı cezalandırılır. Buna 'gerçek içtima' denir. Somut bir örnek: Bir kişi, bir davayı lehe sonuçlandırmak için hakim üzerinde nüfuz sahibi olduğunu söyleyerek birinden menfaat temin ederse, nüfuz ticareti suçu oluşur. Daha sonra bu kişi, vaadini gerçekleştirmek için hakime rüşvet teklif ederse, bu 'girişim' de ayrıca 'rüşvet vermeye teşebbüs' suçunu oluşturur. Bu durumda fail, hem TCK m. 255'ten (nüfuz ticareti) hem de TCK m. 252'den (rüşvet vermeye teşebbüs) ayrı ayrı ceza alacaktır. Bu düzenleme, kamu idaresinin işleyişini bozan bu tür eylemlerle daha etkin mücadele etmeyi amaçlamaktadır.