Anlaşmalı boşanma protokolünün mahkemece onanması ve kararın kesinleşmesi, tarafların daha sonra 'zina' veya 'hayata kast' gibi özel boşanma sebeplerine dayanarak yeniden boşanma davası açmasını engeller mi? 'Af' iradesi bu durumu nasıl etkiler?
Evet, kural olarak engeller. Anlaşmalı boşanma, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını karşılıklı olarak kabul etmeleri ve boşanmanın tüm sonuçları üzerinde anlaşmaları anlamına gelir. Tarafların, boşanma protokolünü imzalayarak mahkemeye sunmaları ve duruşmada boşanma yönünde irade beyan etmeleri, o tarihe kadar gerçekleşmiş olan tüm olayları ve kusurlu davranışları (zina, şiddet, terk vb.) karşılıklı olarak 'affetmiş' sayıldıkları şeklinde yorumlanır. Bu, Yargıtay'ın yerleşik içtihadıdır. Af, affedilen olayların artık bir boşanma sebebi olarak ileri sürülmesini engeller. Dolayısıyla, anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesinden sonra, taraflardan biri, anlaşmalı boşanma tarihinden önce gerçekleşmiş bir zina veya hayata kast eylemine dayanarak yeniden boşanma davası açamaz. Bu dava, önceki olayların affedilmiş olduğu gerekçesiyle reddedilir. Ancak, boşanma kararının kesinleşmesinden 'sonra' meydana gelen yeni bir zina veya hayata kast eylemi, yeni bir boşanma sebebi oluşturur ve bu yeni olaya dayanılarak dava açılmasına bir engel yoktur.