Bir idari işlemin 'yok hükmünde' olması ile 'iptal edilebilir' olması arasındaki temel fark nedir? Yatay geçiş işleminin 'sebep' unsurundaki ağır bir sakatlık, işlemin yok hükmünde sayılması için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76640

'Yok hükmünde' olma ile 'iptal edilebilir' olma, idari işlemin sakatlık derecesini ifade eden iki farklı kavramdır. Temel fark, işlemin hukuk alemindeki varlığı ve hukuki sonuçlarıdır. 1) İptal Edilebilir İşlem: Usulüne uygun şekilde tesis edilmiş ancak unsurlarından birinde (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) hukuka aykırılık bulunan işlemdir. Bu işlem, idare tarafından geri alınana veya idari yargı tarafından iptal edilene kadar geçerlidir ve hukuki sonuç doğurur. Hukuka aykırılığı, dava açma süresi içinde ileri sürülmelidir. 2) Yok Hükmünde İşlem: Sakatlığı o kadar ağır ve barizdir ki, işlem hukuk aleminde hiç doğmamış, varlık kazanmamış sayılır. Yokluk, her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir, bir süreye tabi değildir. Fonksiyon gaspı (yasama veya yargı organının idari işlem yapması) veya yetki gaspı (idareyle hiçbir ilgisi olmayan bir kişinin idare adına işlem yapması) gibi durumlar tipik yokluk halleridir. Yatay geçiş işleminin 'sebep' unsurundaki bir sakatlık, ne kadar ağır olursa olsun, genellikle işlemin 'yok hükmünde' sayılması için yeterli değildir. Metinde de belirtildiği gibi, 'sebep unsurundaki sakatlığın genel olarak iptal gerektiren hukuka aykırılık teşkil ettiği kabul edilmektedir.' Uygulamada yokluk hali çok istisnai ve dar yorumlanır. Örneğin, sahte bir lise diplomasına dayanılarak yapılan bir üniversite kaydı bile, sebep unsurundaki ağır sakatlığa rağmen 'yok hükmünde' değil, 'açık hata' nedeniyle her zaman geri alınabilecek bir işlem olarak kabul edilir. Dolayısıyla, sebep unsurundaki sakatlık, işlemin iptalini gerektiren bir hukuka aykırılık halidir, yokluk hali değildir.