Uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı hakkında TCK m. 191 uyarınca KDAE (Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi) kararı verilen şüphelinin, denetimli serbestlik müdürlüğünün ilk çağrısına uymaması, KDAE kararının kaldırılarak kamu davası açılması için tek başına yeterli midir? Yargıtay'ın 'ısrar' koşulunu nasıl yorumladığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76637

Hayır, tek başına yeterli değildir. TCK m. 191/4-a, kamu davasının açılması için şüphelinin 'kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi' şartını aramaktadır. Yargıtay, bu 'ısrar' koşulunu katı bir şekilde yorumlamaktadır. Metinde yer alan Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2017/4702 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'ısrar' koşulunun gerçekleştiğinin kabul edilebilmesi için, denetimli serbestlik müdürlüğünün ilk çağrısına uymayan şüpheliye, 'önceki tebligata uymadığı, bu tebligat üzerine de gelmemesi halinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmiş sayılacağı' uyarısını içeren ikinci bir ihtarname (tebligat) gönderilmesi gerekir. Şüpheli, bu ikinci ihtara rağmen de müdürlüğe başvurmazsa, ancak o zaman 'ısrar' koşulu gerçekleşmiş sayılır ve kamu davası açılabilir. Bu usule uyulmadan, yani ikinci bir ihtar gönderilmeden, sadece ilk çağrıya uyulmadığı gerekçesiyle kamu davası açılması, kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle hukuka aykırıdır. Bu durumda mahkemenin, CMK m. 223/8 uyarınca 'durma kararı' vererek dosyanın usulün tamamlanması için savcılığa iade etmesi gerekir.