5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na 7242 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 12. madde, Yargıtay'ın CMK m. 303/1-d kapsamındaki 'lehe kanun uygulamasında davanın esasına hükmetme' yetkisini nasıl etkilemiştir?
Bu düzenleme, Yargıtay'ın genel yetkisine özel bir istisna getirmiştir. Normalde, CMK m. 303/1-d uyarınca, hükümden sonra yürürlüğe giren bir kanun suçu ortadan kaldırır veya cezasını azaltırsa ve bu durum yeniden yargılamayı gerektirmiyorsa, Yargıtay davanın esasına hükmederek kararı düzeltebilir. Ancak, 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12. madde, bu genel kuralı kaçakçılık suçları açısından devre dışı bırakmıştır. Madde, 7242 sayılı Kanun'la getirilen lehe hükümlerin (eşyanın değerinin pek hafif olması, etkin pişmanlık vb.) uygulanması için, kanun yolu (istinaf veya temyiz) aşamasındaki dosyaların, başka bir inceleme yapılmaksızın, lehe değerlendirme yapılması amacıyla 'bozularak' ilk derece mahkemesine gönderilmesini emretmektedir. Hatta Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki dosyaların dahi ilk derece mahkemelerine iade edileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, Yargıtay, kaçakçılık suçlarına ilişkin bir dosyada lehe kanun değişikliği tespit ettiğinde, CMK m. 303'ü uygulayarak kararı düzeltemez; Geçici 12. madde gereğince dosyayı bozarak mahkemesine göndermek zorundadır. Bu, kanun koyucunun lehe hükümlerin takdir ve değerlendirmesinin bizzat yargılamayı yapan ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasını istediğini gösteren özel bir usul hükmüdür.