Boşanma davasında tanık olarak dinlenen davacının yakın arkadaşının beyanları ile davalının iş arkadaşının beyanları çelişiyorsa, hakim bu çelişkiyi nasıl gidermelidir? Bu durumda tanıkların 'tarafsızlığı' nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76632

Tanık beyanları arasındaki çelişki, boşanma davalarında sıkça karşılaşılan bir durumdur. Hakim bu çelişkiyi gidermek için birkaç yöntem izleyebilir: 1) Çapraz Sorgu ve Ek Sorular: Hakim ve taraf vekilleri, çelişkinin kaynağını anlamak için tanıklara detaylı ve karşılaştırmalı sorular sorabilir. 2) Yüzleştirme (HMK m. 262): Hakim, gerekli görürse çelişkili beyanda bulunan tanıkları yüzleştirebilir. Bu, tanıkların bir arada dinlenerek beyanlarındaki tutarsızlıkların ortaya çıkarılmasını sağlar. 3) Diğer Delillerle Karşılaştırma: Hakim, tanık beyanlarını dosyada bulunan diğer delillerle (mesaj kayıtları, fotoğraflar, banka dökümleri, sosyal inceleme raporu vb.) karşılaştırır. Hangi tanığın beyanının diğer delillerle uyumlu olduğuna bakar. 4) Tanıkların Güvenilirliğinin Değerlendirilmesi: Hakim, tanıkların duruşmadaki tavırlarını, beyanlarının tutarlılığını ve mantıksallığını değerlendirir. 'Tarafsızlık' bu noktada devreye girer. Yakın arkadaşın, duygusal bağ nedeniyle davacı lehine; iş arkadaşının ise iş ilişkileri nedeniyle davalı lehine beyanda bulunma potansiyeli olduğu düşünülür. Ancak bu bir karinedir. Hakim, hangi tanığın beyanının daha somut, görgüye dayalı ve hayatın olağan akışına uygun olduğuna kanaat getirirse, o tanığın beyanına daha fazla itibar edebilir. Eğer çelişki giderilemezse, hakim bu tanık beyanlarını hükme esas almayıp kararını diğer kesin delillere dayandırabilir.