Boşanma davasında velayeti anneye verilen çocuğun babayla kişisel ilişkisinin anne tarafından sürekli ve kasıtlı olarak engellenmesi, velayetin değiştirilmesi için tek başına yeterli bir sebep midir? Bu durumun hukuki dayanağı nedir ve Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76585

Evet, velayeti kendisinde bulunduran ebeveynin, diğer ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişki kurulması hakkını sürekli ve kasıtlı olarak engellemesi, velayetin değiştirilmesi için tek başına yeterli ve haklı bir sebeptir. Bu durum, velayet hakkının kötüye kullanılması olarak kabul edilir. Hukuki dayanağı, TMK m. 183 ('...yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim... gerekli önlemleri alır') ve TMK m. 348'de düzenlenen velayetin kaldırılmasına ilişkin genel hükümlerdir. Velayet, sadece bir hak değil, aynı zamanda çocuğun diğer ebeveyniyle sağlıklı ilişki kurmasını sağlama yükümlülüğünü de içeren bir görevdir. Bu görevin ihlali, çocuğun üstün yararına aykırıdır çünkü çocuk her iki ebeveynin de sevgi ve ilgisine muhtaçtır. Metinde alıntılanan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 08.04.2013 tarihli, 2012/22151 E. sayılı kararında bu durum açıkça ifade edilmiştir. Kararda, annenin icra takibine rağmen kişisel ilişkiyi sürekli olarak engellediği ve babanın velayet görevini yerine getirmesine bir engel bulunmadığı durumlarda, velayetin babaya bırakılması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, kişisel ilişkinin engellenmesi, velayetin değiştirilmesi davasında ileri sürülebilecek en önemli gerekçelerden biridir.