Askeri Ceza Kanunu (AsCK) m. 59'da düzenlenen 'Milli Müdafaa Vasıtalarını Tahrip' suçu ile Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 307'de düzenlenen 'Askeri Tesisleri Tahrip' suçu arasındaki ilişkiyi, 'özel norm-genel norm' prensibi çerçevesinde ve suçun manevi unsuru (kast) açısından karşılaştırınız. Asker bir kişinin bu fiili işlemesi halinde hangi kanun hükmü uygulanır?
AsCK m. 59 ile TCK m. 307, benzer fiilleri düzenlese de aralarında önemli farklar vardır ve bu iki norm arasında 'özel norm-genel norm' ilişkisi bulunmaktadır. 1) Fail: AsCK m. 59, kural olarak askeri şahıslar tarafından işlenen suçları kapsar. TCK m. 307 ise sivil kişileri (asker olmayanları) hedefler. Dolayısıyla, failin sıfatı açısından AsCK özel norm niteliğindedir. Asker bir kişinin bu fiili işlemesi halinde öncelikle özel kanun olan AsCK m. 59 uygulanır. 2) Manevi Unsur (Kast): En temel fark manevi unsurda ortaya çıkar. AsCK m. 59, suçun işlenmesi için failde 'Milli Müdafaayı ihlal kastiyle' hareket etme, yani özel bir kast arar. Failin genel kastının yanı sıra milli savunmayı zafiyete uğratma maksadı da olmalıdır. TCK m. 307 ise genel kastla işlenebilen bir suçtur, özel bir amaç veya saik aramaz. 3) Taksir: TCK m. 307/3, bu suçun taksirle işlenmesini de cezalandırmaktadır. AsCK m. 59'da ise, metinde yapılan analizde de belirtildiği gibi, 'kusurlu olarak' ibaresi bulunsa da bu ibaresinin özel kast kapsamında bir seçimlik hareket olduğu ve maddenin bütününün özel kast aradığı, taksirli hali düzenlemediği kabul edilmektedir. Bu nedenle asker kişinin taksirli fiili TCK m. 307/3'e göre cezalandırılabilir. Sonuç olarak, asker kişinin kasten milli savunma vasıtalarını tahrip etmesi halinde özel norm olan AsCK m. 59; sivil kişinin aynı fiili işlemesi halinde ise genel norm olan TCK m. 307 uygulanır.