Bir milletvekiline, milletvekilliği göreviyle ilgili yaptığı bir kanun teklifi nedeniyle sosyal medya üzerinden hakaret edilmesi ile aynı milletvekilinin kişisel bir siyasi görüşünü açıkladığı bir paylaşımına hakaret edilmesi arasında TCK m.125/3 açısından nasıl bir ayrım yapılır? Bu ayrımın soruşturma ve kovuşturma şartları ile uzlaştırma kurumu açısından sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76566

Bu iki durum arasındaki ayrım, TCK m.125/3-a ve TCK m.125/3-b fıkralarının uygulanmasına ilişkindir. İlk senaryoda, hakaret, milletvekilinin 'kamu görevinden dolayı' (kanun yapma faaliyeti) işlenmiştir. Bu durumda TCK m.125/3-a uygulanır. Metinde de belirtildiği gibi bu fıkranın uygulanması için hakaret ile kamu görevi arasında bir nedensellik bağı bulunmalıdır. İkinci senaryoda ise hakaret, milletvekilinin 'siyasi düşünce ve kanaatlerini açıklamasından dolayı' işlenmiştir ve TCK m.125/3-b'nin kapsamına girer. Bu ayrımın önemli sonuçları vardır: 1) Soruşturma ve Kovuşturma Şartı: TCK m.131/1'e göre, 'Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.' Dolayısıyla, TCK m.125/3-a kapsamındaki ilk senaryo re'sen soruşturulur ve kovuşturulur. TCK m.125/3-b kapsamındaki ikinci senaryo ise şikayete tabidir. 2) Uzlaştırma: CMK m.253 uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Bu nedenle, ilk senaryoda (m.125/3-a) uzlaştırma uygulanamazken, ikinci senaryoda (m.125/3-b) suç şikayete tabi olduğundan uzlaştırma prosedürünün uygulanması zorunludur.