Anlaşmalı boşanma protokolünde, 'Taraflar, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak haklarından karşılıklı olarak feragat etmişlerdir' şeklinde açık bir hükmün bulunması durumunda, bu feragat beyanının 'ahlaka aykırılık' veya 'gabin (aşırı yararlanma)' gerekçeleriyle sonradan iptali istenebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76558

Bu, karmaşık ve tartışmalı bir konudur. Kural olarak, tarafların mal rejiminden kaynaklanan alacaklarından açıkça feragat etmeleri geçerlidir ve bu feragat onları bağlar. Ancak, Borçlar Kanunu'nun sözleşme serbestisini sınırlayan genel hükümleri, boşanma protokolleri için de kıyasen uygulanabilir. 1) Ahlaka Aykırılık (TBK m. 27): Eğer feragat, bir tarafın diğer taraf üzerindeki duygusal veya ekonomik baskısı sonucu, onun zor durumundan faydalanılarak elde edilmişse ve sonuçları itibarıyla toplumun adalet ve ahlak anlayışına açıkça ters düşüyorsa (örneğin, evlilik boyunca tüm malvarlığını edinmiş bir eşin, hiçbir geliri olmayan ve çaresiz durumdaki diğer eşe tüm haklarından feragat etmesini dayatması), bu feragatin ahlaka aykırı olduğu ve bu nedenle kesin hükümsüz olduğu ileri sürülebilir. Ancak bu, ispatı çok zor, istisnai bir durumdur. 2) Gabin (Aşırı Yararlanma - TBK m. 28): Gabin'in şartları, bir tarafın zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak edimler arasında açık bir oransızlık yaratılmasıdır. Boşanma sürecindeki bir eşin psikolojik olarak zor durumda veya hukuki olarak deneyimsiz olması mümkündür. Eğer bu durumdan faydalanılarak, mal paylaşımında açıkça orantısız bir sonuç yaratacak şekilde bir feragat alınmışsa, zarar gören taraf bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirerek feragatin iptalini isteyebilir. Her iki durumda da, salt feragat etmiş olmak yeterli değildir; feragatin iradeyi sakatlayan veya ahlaka aykırı bir ortamda gerçekleştiğinin somut delillerle ispatlanması gerekir. Yargıtay bu tür iddialara karşı oldukça ihtiyatlı yaklaşmaktadır.