Yatay geçiş işleminin hukuka aykırılığının, idarenin yeterli inceleme yapmamasından kaynaklandığı ve öğrencinin bu süreçte bir hilesinin bulunmadığı durumlarda, Danıştay'ın işlemi iptal etmek yerine öğrencinin 'eğitim hakkı'nı koruma yönünde karar vermesinin temelindeki anayasal ve uluslararası hukuk dayanakları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76555

Danıştay'ın bu tür durumlarda öğrencinin eğitim hakkını koruma yönünde karar vermesinin temelinde, idare hukukunun katı kurallarının temel hak ve özgürlükler karşısında esnetilmesi gerektiği düşüncesi yatar. Dayanakları şunlardır: 1) Anayasal Dayanak: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 42. maddesi, 'Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz' hükmüyle eğitim hakkını güvence altına almıştır. İdarenin kendi kusuruyla tesis ettiği bir işlem nedeniyle, iyi niyetli bir öğrencinin bu temel haktan mahrum bırakılması, Anayasa'nın bu emredici hükmüne ve sosyal hukuk devleti ilkesine (Anayasa m.2) aykırı olarak değerlendirilir. 2) Uluslararası Hukuk Dayanakları: Metinde de atıf yapılan 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi' (AİHS) ve ek protokolleri, eğitim hakkını koruma altına alır (Ek Protokol 1, Madde 2). AİHS içtihadında, bir hakkın kullanımına ilişkin idari prosedürlerdeki hataların faturasının, kusuru olmayan bireye yüklenemeyeceği ve bu durumun hakkın özünü zedeleyeceği kabul edilir. 3) İdare Hukuku İlkeleri: Danıştay bu kararlarında, 'hukuki güvenlik', 'idari istikrar' ve 'haklı beklentinin korunması' gibi ilkeleri de gözetmektedir. İdarenin işlemiyle bir statü kazanan ve bu statüye güvenerek (örneğin eski okulundan kaydını sildirerek) hayatını düzenleyen bir öğrencinin bu beklentisi, idarenin sonradan kendi hatasını ileri sürerek işlemi geri alması karşısında korunmaya değer görülmektedir.