Ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesinde, evlat edinenin 'altsoyunun açık muvafakati' şartı (TMK m. 313/2) ile küçüklerin evlat edinilmesinde altsoyun 'tavır ve düşüncelerinin değerlendirilmesi' (TMK m. 316/2) arasındaki hukuki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76554

Bu iki hüküm arasındaki hukuki fark, altsoyun iradesinin hukuki bağlayıcılığı noktasındadır. 1) Ergin ve Kısıtlıların Evlat Edinilmesi (TMK m. 313/2): Bu durumda, evlat edinenin (varsa) altsoyunun 'açık muvafakati' aranır. 'Muvafakat', bir işleme izin verme, onaylama anlamına gelen ve işlemin geçerliliği için aranan 'kurucu' bir unsurdur. Yani, evlat edinenin ergin çocuklarından biri bile bu evlat edinmeye açıkça rıza göstermezse, mahkeme diğer tüm şartlar oluşsa bile evlat edinme talebini reddetmek zorundadır. Burada altsoyun iradesi bağlayıcıdır ve bir nevi veto hakkı niteliğindedir. 2) Küçüklerin Evlat Edinilmesi (TMK m. 316/2): Bu durumda ise altsoyun sadece 'tavır ve düşünceleri değerlendirilir'. Burada bir muvafakat veya rıza aranmaz. Altsoyun görüşü, hakimin kararını oluştururken dikkate alacağı takdiri delillerden biridir. Hakim, altsoyun karşı çıkmasına rağmen, eğer evlat edinmenin küçüğün ve ailenin genel menfaatine uygun olduğuna kanaat getirirse evlat edinme kararı verebilir. Ancak bu karşı çıkışı ve nedenlerini kararında tartışması ve değerlendirmesi gerekir. Kısacası, ergin evlat edinmede altsoyun iradesi 'bağlayıcı' iken, küçüklerin evlat edinilmesinde 'yol gösterici' ve 'takdiri' bir nitelik taşır.