Bir boşanma davasında tanık olarak çağrılan kişi, mahkemeye gelmemek için geçerli bir mazeret sunmazsa, hakkında uygulanabilecek yaptırımlar nelerdir? Bu yaptırımlar tanığın duruşmaya katılımını nasıl sağlar?
Tanıklık, bir kamu görevidir ve kanuni istisnalar dışında yerine getirilmesi zorunludur. Geçerli bir mazereti olmaksızın mahkemenin çağrısına uymayan tanık hakkında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 245. maddesi uyarınca kademeli yaptırımlar uygulanır. Bu yaptırımlar tanığın duruşmaya katılımını sağlamayı amaçlar: 1) Disiplin Para Cezası: İlk aşamada hakim, tanığın gelmemesi nedeniyle ortaya çıkan giderlere ve bir miktar 'disiplin para cezasına' hükmeder. Bu, bir nevi uyarı ve caydırıcılık amacı taşır. 2) Zorla Getirme Kararı (İhzar): Eğer tanık para cezasına rağmen bir sonraki celseye de gelmezse veya durumun aciliyeti varsa, mahkeme tanık hakkında 'zorla getirme kararı' çıkarabilir. Bu karar, kolluk kuvvetleri (polis, jandarma) aracılığıyla infaz edilir. Yani polis, tanığı bularak bir sonraki duruşmaya zorla getirir. Bu yaptırımlar, tanıklık görevinin keyfiyete bırakılmasını önler ve yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için gerekli olan delillerin toplanmasını güvence altına alır.