Vasi, görev süresi içinde vesayet makamına (Sulh Hukuk Mahkemesi) hangi periyotlarla hesap ve rapor sunmakla yükümlüdür? Bu yükümlülüğün ihlalinin sonuçları neler olabilir?
Vasi, vesayet makamına belirli periyotlarla hesap ve rapor sunmakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, vasinin denetlenmesinin en önemli aracıdır. TMK m. 454/2'ye göre, vasi 'vesayet makamının belirlediği tarihlerde ve her hâlde yılda bir defa hesabı onun incelemesine sunmakla yükümlüdür.' Yani, mahkeme daha kısa periyotlar (örneğin 6 ay) belirleyebilir, ancak hiçbir belirleme yapmasa bile vasinin en geç yılda bir kez hesap vermesi zorunludur. Bu yükümlülüğün ihlalinin birden fazla sonucu olabilir: 1) Hukuki Sorumluluk: Hesap vermemesi nedeniyle kısıtlının malvarlığında bir zarar oluşursa (örneğin bir alacağın zamanaşımına uğraması), vasi bu zarardan şahsen sorumlu olur. 2) Görevden Alınma: Bu yükümlülüğün sürekli olarak ve uyarılara rağmen yerine getirilmemesi, vasinin görevini 'ağır surette savsaklaması' (TMK m. 483) olarak kabul edilir ve vesayet makamının vasiyi görevden alması için haklı bir neden oluşturur. 3) Cezai Sorumluluk: Eğer hesap vermeme, malvarlığının zimmete geçirilmesi gibi bir eylemi gizleme amacı taşıyorsa, vasi hakkında ayrıca güveni kötüye kullanma gibi ceza suçlarından soruşturma başlatılabilir.