Anlaşmalı boşanma davasında, tarafların iradelerini hakim huzurunda 'bizzat' açıklamaları şartının (TMK 166/3) temel amacı nedir? Tarafların avukatlarının, müvekkilleri adına boşanma iradesini açıklamaları neden geçerli sayılmaz?
Tarafların boşanma iradelerini hakim huzurunda 'bizzat' açıklamaları şartının temel amacı, hakimin tarafların boşanma konusundaki iradelerinin gerçek, özgür ve her türlü baskıdan uzak olduğuna dair vicdani bir kanaat oluşturmasını sağlamaktır. Boşanma, kişiye sıkı sıkıya bağlı, son derece önemli ve kişisel bir haktır. Kanun koyucu, bu denli önemli bir kararın, tarafların kendi ağızlarından, duruşmanın ciddiyeti içinde ve hakimin doğrudan gözlemi altında teyit edilmesini istemiştir. Hakim bu sırada tarafların ruh halini, kararlılıklarını, anlaşma protokolünün içeriğini gerçekten anlayıp anlamadıklarını ve bir tarafın diğerinin baskısı altında olup olmadığını gözlemleme imkanı bulur. Tarafların avukatlarının müvekkilleri adına bu iradeyi açıklamaları şu nedenlerle geçerli sayılmaz: 1) Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Hak Olması: Boşanma, vekil aracılığıyla kullanılamayacak, sadece hak sahibi tarafından bizzat kullanılabilecek kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Avukat boşanma davası açabilir, süreci takip edebilir ancak boşanma iradesinin kendisini bizzat açıklayamaz. 2) İrade Fesadının Denetlenememesi: Avukatın beyanı, müvekkilinin iradesinin hata, hile veya tehdit altında olup olmadığını hakimin denetlemesini imkansız kılar. Hakimin doğrudan tarafları dinlemesi, bu denetimin yapılabilmesi için zorunludur. Bu usuli şartın yerine getirilmemesi, anlaşmalı boşanma kararının bozulmasına neden olur.